Kadınların güzelleşmek ve daha genç bir görünüm elde etmek için başvurduğu pek çok yöntem vardır. Bu yöntemlerden biri de vampir tedavisi olarak adlandırılır. İsmi nedeniyle bir hayli ilgi çeken bu tedavi plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanları tarafından uygulanır.
Vampire facelift yönteminde hastaya cerrahi bir müdahale yapılmaz. Hastanın kendi kanı ayrıştırılarak cilde uygulanır. Vampir maskesi tedavisi ile amaçlanan daha genç bir cilt görünümü elde etmektir. Yaşa bağlı olarak azalan kolojen nedeniyle sarkan, kırışan ve buna bağlı olarak yorgun görünen cildinizi bu yöntem sayesinde toparlayabilirsiniz.
“Vampir maskesi nedir?” sorusuna yanıt arayanlar bu işlemin detaylarını da merek eder. Bu işlemin bir PRP tekniği olduğunu ancak bazı yönleriyle PRP’den ayrıldığını söyleyebiliriz. PRP trombosit yönünden zengin plazmadır. Büyüme faktörlerinden zengin PRP plazmanın yanı sıra vampir maskesi uygulamasında hyaluronik asit gibi bileşenler de yer alır. Bu sayede daha genç ve dolgun bir görünüm elde edilebilir. Vampir tedavisi sonuçları kalıcı olmayan ve belli süre sonunda etkisini kaybeden bir uygulamadır.
Tedavi sonrasında yan etkiyle karşılaşma olasığınız son derece düşüktür. Vampir maskesi yaptıranlar ortaya çıkan sonuçlardan genellikle memnundur. Ancak sonuçların memnuniyet verici olması için uygulamanın alanında uzman bir hekim tarafından yapılması gerekir. Hekim tavsiyelerine uymak da bu anlamda önemli detaylardan biridir.
Vampir tedavisinin PRP yönteminden belli farklılıkları söz konusudur. İlk olarak trombosit ayrıştırması için vampir tedavisinde farklı bir cihaz kullanılır. Özel bir santrifüj cihazıyla kapalı sistemde ayrıştırma yapılır. Elde edilen trombositin yenileyici ve onarıcı etkisinin son derece güçlü olduğunu söyleyebiliriz. PRP’ye kıyasla on dört kat daha fazla trombosit elde edilmesi de uygulamanın farklılıklarından biridir. Cildinizi yenileyen bu yöntem kaslara ve kemiklere de ulaşarak yüzün şekillendirilmesinde de önemli rol oynar.
Vampir tedavisi için genellikle 25 yaşın üzerindeki kişiler uygun kabul edilir. Bunun nedeni 25 yaşından sonra kolojen üretimin azalması neticesinde cildin elastikiyetinin azalmasıdır. Cildinizde sizi rahatsız eden sarkma, kırışıklık ve ince çizgi problemi varsa bu yöntem hakkında bilgi almak için alanında uzman bir hekime başvurabilirsiniz. Hekiminizin onay vermesi hâlinde uygulamayı yaptırabilirsiniz.
Akne izlerinden şikâyetçi olanlar için de vampir tedavisi iyi bir seçenek olabilir. Yüz hatlarını belirginleştirmek isteyenler de vampir tedavisine başvurulabilir. Bu sayede cerrahi tedavi konusunda çekinceleri olan hastalar da yüz hatlarını netleştirerek genç bir cilt dokusuna sahip olabilir. Ayrıca günlük hayatına uzun süre ara vermek istemeyenler, iş yerinden uzun süreli izin alma imkânı olmayanlar için de vampir tedavisinin tercih edilmesi daha avantajlı olabilir.
Tedavinin hamileler ve emziren anneler için uygulanması önerilmez. Cilt üzerinde enfeksiyon olması, hastanın cilt hastalıkları ve çeşitli kan hastalıkları da bu tedaviye engel teşkil eder. Hekim tarafından yapılacak inceleme neticesinde hastanın tedaviye uygunluğu anlaşılır.
“Vampir maskesi nasıl yapılır?” sorusuna yanıt arayan pek çok kişi vardır. Tedavinin yapılış aşamalarını şöyle sıralayabiliriz:
Vampir tedavisi cilt için uygulanırken farklı tedavilerle birleştirilmesi de mümkündür. Hastanın cilt durumu değerlendirildikten sonra farklı yöntemler de tedavi sürecine eklenebilir. Vampir tedavisiyle yaygın olarak bir arada kullanılan yöntemlerden biri termal dolgulardır. Ayrıca lazer tedavileri de bu tedavi sürecine dâhil edilebilir.
Leke tedavisi, hyalüronik asit dolgusu gibi farklı yöntemleri vampir tedavisiyle bir arada uygulamak mümkündür. Gerekli durumlarda farklı bileşenler de hazırlanan solüsyon içerisine eklenir. Burada önemli olan hastanın ihtiyaçlarıdır. Hekim tarafından yapılacak değerlendirme neticesinde solüsyonun içerisinde yer alacak maddelere karar verilir. Vampir tedavisi gibi kolajen üretimini artıran Hollywood Spectra Lazer Karbon Peeling, Scarlet X (Altın İğne) gibi uygulamalar da vardır. Hekiminizden bu uygulamalar hakkında da bilgi alabilirsiniz.
Vampir tedavisi yan etkileri olan bir uygulama değildir. Ancak herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmamak için belli detaylara dikkat etmelisiniz. Dikkat etmeniz gereken detayları şöyle özetlemek mümkündür:
Vampir tedavisinin yan etkileri olmasa da geçici süreli etkiler ortaya çıkabilir. Uygulamadan sonra cildinizde kızarıklık ve morluk oluşması normaldir. Kızarıklık ve morluklar belli süre sonunda kaybolur. Şişlik de uygulama sonrasında geçici olarak ortaya çıkacak belirtilerden biridir. Cildinizde yanma ya da kaşıntı da olabilir. Ancak böyle durumlarda cildinizi kaşımaktan kaçınmalısınız. Bu belirtilerin dışında herhangi bir olumsuzlukla karşılaştığınızda hemen hekiminize başvurmalısınız. Hekimin önerilerine uyduğunuz takdirde yan etkilerle karşılaşma riskini azaltabilirsiniz.